YKS Tarih · TYT-AYT konu anlatımı

Millî Mücadele'de Cepheler, Savaşlar ve Lozan

Ali ALTUNTAŞ · Son güncelleme: 17 Ekim 2026 · Yaklaşık 23 dakikalık okuma

Gümrü'den Lozan'a, 1920–1923: konu anlatımı, 2018–2026 YKS'de bu konudan çıkan sorular, kronoloji, kavramlar ve kendinizi deneyebileceğiniz sorular. Metni kaynak göstererek kopyalayabilir, arkadaşlarınızla paylaşabilirsiniz.

ÖSYM'de çıkan soru
27
Deneme sorusu
6
Konu başlığı
14
Okuma modunda aç WhatsApp'ta paylaş Telegram
İçindekiler
  1. Bu bölümde neler var?
  2. Son yıllarda bu bölümden çıkan sorular
  3. 1. TBMM'ye Karşı Ayaklanmalar ve Sevr Antlaşması
  4. 2. Millî Mücadele'nin Cepheleri
  5. 3. Doğu Cephesi ve Gümrü Antlaşması
  6. 4. Güney Cephesi ve Ankara Antlaşması
  7. 5. Batı Cephesi: Kuvâ-yı Millîye'den Düzenli Orduya
  8. 6. I. İnönü Savaşı
  9. 7. Teşkilat-ı Esasiye Kanunu
  10. 8. Diplomasi: Londra Konferansı, Moskova Antlaşması ve Afganistan
  11. 9. II. İnönü Savaşı
  12. 10. Kütahya-Eskişehir Savaşları
  13. 11. Sakarya Meydan Muharebesi
  14. 12. Büyük Taarruz ve Başkomutanlık Meydan Muharebesi
  15. 13. Mudanya Ateşkes Antlaşması
  16. 14. Lozan Barış Antlaşması
  17. Kronoloji
  18. Sınavda sorulan "ilk"ler
  19. Kavramlar
  20. Kendinizi deneyin
  21. Kaynak notu

Bu bölümde neler var?

TBMM'nin açılmasından sonra Millî Mücadele, üç cephede silahlı bir mücadeleye dönüştü. Doğuda Ermenilere, güneyde Fransızlara, batıda Yunanlara karşı savaşıldı; bir yandan da yeni devletin anayasası yapıldı ve diplomasi yoluyla tanınma sağlandı. Bu bölümde savaşları, her savaşın içeride ve dışarıda doğurduğu sonuçları, Mudanya Ateşkesi'ni ve Lozan Barış Antlaşması'nı sınavda en çok sorulan noktalarıyla göreceksiniz.

Her başlığın altındaki ÖSYM'de çıktı kutusu, o konudan 2018–2026 YKS'de (TYT ve AYT) hangi yıl, hangi testte ve kaçıncı soruda soru geldiğini gösterir.

Son yıllarda bu bölümden çıkan sorular

  • 2018–2026 arasındaki dokuz YKS'de bu bölümden 27 soru çıktı: 7'si TYT'de, 10'u AYT Tarih-1'de, 10'u AYT Tarih-2'de. Millî Mücadele'nin hazırlık dönemiyle birlikte YKS tarihinin en çok soru gelen bölümlerindendir.
  • AYT Tarih-1'in 33. sorusu 2018–2026 arasında her yıl bu bölümden geldi. AYT Tarih-2'nin 9. ve 10. soruları da sık sık bu bölümden (9. soru 2022, 2024, 2025 ve 2026'da; 10. soru 2019, 2020, 2022 ve 2023'te).
  • TYT'de Lozan üç kez (2020, 2023, 2024) soruldu; düzenli ordu, Teşkilat-ı Esasiye (2021 ve 2026) ve Kütahya-Eskişehir de TYT'de çıktı.
  • Sorular çoğunlukla neden-sonuç ilişkisi kurar: Gediz yenilgisi düzenli orduyu, Kütahya-Eskişehir yenilgisi Başkomutanlık Kanunu'nu ve Tekâlif-i Millîye'yi, Sakarya Zaferi Ankara ve Kars antlaşmalarını doğurdu. Her savaşı sonuçlarıyla birlikte öğrenin.
KonuSoruHangi sınavlarda?
Kütahya-Eskişehir, Başkomutanlık ve Tekâlif-i Millîye42019 AYT-1 · 2023 AYT-2 · 2024 AYT-2 · 2025 TYT
Doğu ve Güney cepheleri (Gümrü, Ankara Antlaşması)42019 AYT-2 · 2020 AYT-1 · 2022 AYT-1 · 2026 AYT-2
Büyük Taarruz ve Mudanya'ya giden süreç42023 AYT-2 · 2024 AYT-1 · 2025 AYT-1 · 2026 AYT-1
Düzenli ordu, İnönü savaşları ve iç isyanlar32020 AYT-2 · 2021 TYT · 2021 AYT-1
Londra Konferansı ve Sovyet Rusya ile ilişkiler32018 AYT-1 · 2022 AYT-2 · 2023 AYT-1
Sakarya Meydan Muharebesi32021 AYT-1 · 2022 AYT-2 · 2025 AYT-2
Lozan Barış Antlaşması32020 TYT · 2023 TYT · 2024 TYT
Teşkilat-ı Esasiye (1921 Anayasası)32021 TYT · 2022 AYT-2 · 2026 TYT

1. TBMM'ye Karşı Ayaklanmalar ve Sevr Antlaşması

TBMM'nin özellikleri

TBMM'nin açılmasıyla Heyet-i Temsiliye'nin görevi sona erdi. I. TBMM olağanüstü yetkilere sahip, kurucu ve millî egemenliği benimseyen bir meclisti; vatanın kurtarılmasına öncelik verdi.

TBMM'ye karşı ayaklanmalar (1920–1921)

İşgal güçlerinin Anadolu'nun işgalini tamamlamak, İstanbul Hükümeti'nin millî hareketi yıkmak istemesi, azınlıkların bağımsız devlet kurma hayalleri, İstanbul Hükümeti'nin şeyhülislamdan aldığı fetvayla TBMM'yi kötülemesi ve bazı Kuvâ-yı Millîye liderlerinin düzenli orduya katılmak istememesi ayaklanmalara yol açtı.

Ayaklanma türüÖrnekler
İstanbul Hükümeti'nin fetva ve dinî referanslarla çıkardığı ayaklanmalarBolu-Düzce-Hendek-Adapazarı, Yozgat (Çapanoğlu), Konya (Bozkır), Afyon (Çopur Musa) ayaklanmaları ve Hilafet Ordusu (Kuvâ-yı İnzibatiye)
İstanbul Hükümeti yanlısı ve İtilaf Devletlerince desteklenen yerel güçlerin ayaklanmalarıAhmet Anzavur ayaklanması
Azınlıkların ve ayrılıkçı unsurların ayaklanmalarıPontus Rum ve Ermeni ayaklanmaları; Koçgiri, Milli Aşireti, Ali Batı, Cemil Çeto ayaklanmaları
Düzenli orduya katılmak istemeyen Kuvâ-yı Millîyecilerin ayaklanmalarıÇerkez Ethem, Demirci Mehmet Efe
TBMM'nin ayaklanmalara karşı aldığı önlemler
Hıyanet-i Vataniye Kanunu çıkarıldı; TBMM'ye karşı ayaklananlar vatan haini sayıldı. Böylece isyanları bastırmak, TBMM'nin otoritesini güçlendirmek ve askere alma işlerini kolaylaştırmak amaçlandı.
İstiklal Mahkemeleri kuruldu.
İstanbul ile her türlü resmî yazışma kesildi; İstanbul Hükümeti'nin hükümleri geçersiz sayıldı.
Ankara Müftüsü Rıfat Börekçi başkanlığındaki din adamları İstanbul'un fetvasına karşı fetva verdi.
Anadolu Ajansı kuruldu, Hâkimiyet-i Milliye gazetesi yayımlandı.
  • Ayaklanmalar düzenli ordunun kurulmasını geciktirdi, Yunan ilerleyişini kolaylaştırdı ve kardeş kanı döküldü.

Sevr Antlaşması (10 Ağustos 1920)

1920 Sevr Antlaşması'na göre sınırlar
1920 Sevr Antlaşması'na göre sınırlar Uluslararası Boğazlar bölgesi, Yunanistan'a bırakılan İzmir çevresi, Ermenistan ve Kürt bölgesi önerileri, İtalyan ve Fransız nüfuz bölgeleri. Kaynak: Wikimedia Commons · Cfsenel (CC BY-SA 4.0)

İtilaf Devletleri yenik devletlerle yapılacak barışların esaslarını Paris Barış Konferansı'nda belirlemiş, ancak Osmanlı topraklarının paylaşımında anlaşamadıkları için bu antlaşmayı ertelemişti. Misak-ı Millî'nin ilanı ve TBMM'nin açılması üzerine San Remo Konferansı'nda (18–26 Nisan 1920) maddeleri belirlediler. Osmanlı Devleti şartların ağırlığı nedeniyle önce reddetti. Bunun üzerine İngilizlerin desteğindeki Yunan ordusu 22 Haziran 1920'de harekete geçerek Bursa, Balıkesir ve Uşak'ı, ardından Edirne, Tekirdağ ve Kırklareli'ni işgal etti. 22 Temmuz 1920'de Vahdettin başkanlığında toplanan Saltanat Şûrası antlaşmanın imzalanmasını kabul etti ve antlaşma 10 Ağustos 1920'de Paris yakınlarındaki Sevr'de imzalandı.

Sevr Antlaşması'nın önemli maddeleri
İstanbul ve çevresi Osmanlı'ya bırakılacak; ancak antlaşmaya uyulmazsa İstanbul Osmanlı'dan alınacaktı.
Boğazlar, Osmanlı'nın üye olmadığı uluslararası bir Boğazlar Komisyonu tarafından yönetilecek ve bütün devletlerin gemilerine açık olacaktı.
Doğu Trakya, İzmir ve Batı Anadolu Yunanistan'a bırakılacaktı.
Antalya, Muğla, Aydın ve Afyon İtalyan nüfuz bölgesi olacak; Rodos ve On İki Ada İtalya'ya, diğer Ege adaları Yunanistan'a verilecekti.
Urfa, Antep Fransa'ya kalacak; Adana'dan Kayseri ve Sivas'a kadar uzanan bölge Fransız nüfuz bölgesi olacaktı.
Arap toprakları İngiltere ve Fransa'nın mandası altına alınacaktı.
Anadolu'nun doğusunda Ermenistan ve Kürdistan kurulacaktı.
Osmanlı ordusu en fazla 50.700 kişi olacak; kapitülasyonlardan bütün İtilaf Devletleri yararlanacak, Osmanlı savaş tazminatı ödeyecekti.
  • Kanun-i Esasi'ye göre antlaşmaların geçerli olması için meclisin onayı gerekiyordu; Mebusan Meclisi kapalı olduğu için Sevr onaylanmadı, bu yüzden hukuken geçersiz bir antlaşmadır. TBMM, 7 Haziran 1920'de çıkardığı kanunla İstanbul Hükümeti'nin yapacağı antlaşmaların Türk milletini bağlamayacağını ilan etmişti; Sevr'i reddetti, imzalayanları ve onaylayanları vatan haini ilan etti. Sevr, Millî Mücadele'nin askerî zaferlerle hükümsüz bırakıldı.

2. Millî Mücadele'nin Cepheleri

Millî Mücadele'de cepheler
Millî Mücadele'de cepheler Batı Cephesi'nin 1920–1922 arasındaki hatları, Sakarya, Büyük Taarruz, İtalyan işgal bölgesi ve Ankara Antlaşması (1921) sınırı; harita İngilizcedir. Kaynak: Wikimedia Commons · Thirdclass (CC BY-SA 3.0)
CepheKime karşı?Sonuç
Doğu CephesiErmenilereGümrü Antlaşması (1920); doğu sınırı Kars Antlaşması'yla (1921) kesinleşti.
Güney CephesiFransızlara ve Fransızların yanındaki Ermeni birliklerineAnkara Antlaşması (1921)
Batı CephesiYunanlaraBüyük Taarruz ve Mudanya Ateşkes Antlaşması (1922)

3. Doğu Cephesi ve Gümrü Antlaşması

Sevr Antlaşması'nın Doğu Anadolu'da bir Ermeni devleti kurulmasını öngörmesi, İngilizlerin bölgede Ermenileri silahlandırması ve devlet kurmak isteyen Ermenilerin katliamlara başlaması üzerine Ermeni kuvvetleri Kars, Sarıkamış ve Iğdır'a kadar ilerledi. TBMM, 1920 sonbaharında Kâzım Karabekir Paşa'yı Doğu Cephesi komutanı olarak görevlendirdi. Türk ordusu 29 Eylül'de Sarıkamış'ı, 30 Ekim 1920'de Kars'ı kurtardı; Gümrü'ye yaklaşınca Ermeniler barış istedi.

Gümrü Antlaşması (3 Aralık 1920)
Kars, Sarıkamış, Kağızman ve Iğdır Türkiye'de kaldı; Aras Nehri sınır kabul edildi.
Ermenistan, Sevr Antlaşması'ndan vazgeçti ve TBMM aleyhine olan antlaşma hükümlerini tanımadı.
  • Önemi: TBMM'nin ilk askerî ve siyasi zaferi, imzaladığı ilk uluslararası antlaşmadır. Ermenistan, bu antlaşmayla TBMM'yi tanıyan ilk devlet oldu. Doğu Cephesi'nde serbest kalan kuvvetler ve silahlar Batı Cephesi'ne kaydırıldı; Sevr Antlaşması'nın uygulanamayacağı ilk kez görüldü.
  • Ermenistan kısa süre sonra Sovyetler Birliği'ne katıldığı için Gümrü Antlaşması'nın yerini 1921'deki Kars Antlaşması aldı.

4. Güney Cephesi ve Ankara Antlaşması

İngiltere 1918'de Musul ile İskenderun'u işgal edip harekâtını Adana, Antep ve Maraş yönünde genişletti; Fransızlar da Aralık 1918'de Dörtyol ve Mersin'e asker çıkardı. İngiltere, Irak ve Musul karşılığında Adana, Maraş, Antep ve Urfa'yı Fransa'ya bıraktı. Fransızlar, yanlarındaki Ermeni birliklerinin de katılımıyla halka baskı uyguladı. Bu cephede düzenli ordu yoktu; mücadeleyi tamamen halk, yani Kuvâ-yı Millîye yürüttü. Fransız-Ermeni baskısına karşı ilk silahlı direniş 19 Aralık 1918'de Dörtyol'da başladı.

  • Maraş: Sütçü İmam olayıyla başlayan direniş sonunda şehir halkının bütün varlığıyla verdiği mücadeleyle Fransızlar şehri boşalttı (12 Şubat 1920).
  • Urfa: Ali Saip Bey ve Nuri Bey önderliğindeki direniş sonunda Fransızlar şehirden çekilmek zorunda kaldı (Nisan 1920).
  • Antep: Şahin Bey ve Karayılan'ın da öne çıktığı on aylık savunmadan sonra şehir teslim olmak zorunda kaldı (Şubat 1921); Ankara Antlaşması'ndan sonra Aralık 1921'de Fransız işgalinden kurtuldu.
  • Adana ve çevresi: 21 Aralık 1918'de Fransızlarca işgal edildi; Tayyar Rahmiye gibi kahramanların da yer aldığı mücadele sırasında Karboğazı Baskını (1920) ile Fransızlara ağır kayıp verdirildi. Adana, Ankara Antlaşması'ndan sonra 5 Ocak 1922'de Fransız ve Ermenilerden tamamen temizlendi.
  • TBMM, bu kahramanca savunmaya karşılık 1921'de Antep'e "Gazi" unvanını verdi. Maraş'a "Kahraman" (1973), Urfa'ya "Şanlı" (1984) unvanları daha sonra verildi.

Fransız temsilcisi Franklin-Bouillon Haziran 1921'de Ankara'da Mustafa Kemal ile görüştü. Mustafa Kemal, Sevr Antlaşması'nın görüşmelere temel alınmasını kesinlikle reddetti ve Misak-ı Millî'yi esas aldı; görüşmelerden o gün sonuç çıkmadı. Sakarya Zaferi'nden sonra Fransa, Türklerle anlaşmanın daha yararlı olacağını gördü ve 20 Ekim 1921'de Ankara Antlaşması imzalandı.

Ankara Antlaşması (1921)
Türkiye ile Fransa arasındaki savaş durumu sona erdi; Fransa, Adana ve Antep dahil Güney Anadolu'dan çekildi.
Bugünkü Suriye sınırı (Hatay hariç) çizildi.
Hatay'da Türklere özel bir yönetim kurulacak, resmî dil Türkçe olacaktı.
Suriye topraklarında kalan Süleyman Şah Türbesi (Caber Kalesi) Türk toprağı sayıldı.
  • Önemi: Fransa, Misak-ı Millî'yi tanıyan ilk İtilaf devleti oldu; Güney Cephesi kapandı. Fransa'nın tek başına antlaşma yapması İngiltere'nin tepkisine yol açtı ve İtilaf Devletleri arasındaki birlik bozuldu.

5. Batı Cephesi: Kuvâ-yı Millîye'den Düzenli Orduya

  • İzmir'in işgalinden sonra batıda Yunanlara karşı ilk direnişi Kuvâ-yı Millîye birlikleri gösterdi. Merkezî bir komutaya bağlı olmayan bu milis birlikleri düzenli ordu kurulana kadar Yunan ilerleyişini yavaşlattı ve işgallerin iç kesimlere yayılmasını engelledi. Ancak dağınık çete birlikleri büyük bir düzenli orduyu durduramazdı; bazılarının ihtiyaçlarını halktan zorla toplaması tepkilere yol açtı. Birlikleri disipline etmek için Batı Anadolu'daki milis kuvvetler birleştirildi ve başına Ali Fuat Paşa getirildi.
  • Ekim 1920'deki Gediz Muharebesi'nde Kuvâ-yı Millîye yenildi. Bu yenilgi, Millî Mücadele'nin düzensiz birliklerle kazanılamayacağını gösterdi ve düzenli orduya geçiş hızlandı. Batı Cephesi ikiye ayrıldı: Batı kesimine İsmet Bey, güney kesimine Refet Bey getirildi.
  • Düzenli orduya katılmayı reddeden Çerkez Ethem ayaklandı; yenilince Yunanlara sığındı.

İç ayaklanmalar ve Merkez Ordusu

  • TBMM'ye karşı Anadolu'da çok sayıda ayaklanma çıktı. Bir kısmı İstanbul Hükümeti'nin ve İtilaf Devletlerinin kışkırtmasıyla, bir kısmı da düzenli orduya geçişe ya da ayrılıkçı amaçlara bağlı olarak ortaya çıktı (Koçgiri ayaklanması, Çerkez Ethem ayaklanması, Doğu Karadeniz'deki Pontus Rum çeteleri).
  • Bu ayaklanmaları bastırmak ve iç güvenliği sağlamak için Aralık 1920'de Merkez Ordusu kuruldu. Nurettin Paşa komutasındaki bu ordu, Koçgiri ayaklanmasını ve Pontus çetelerini bastırdı.
  • Yunanlar, Türk ordusunun iç ayaklanmalarla uğraşmasını fırsat bilerek saldırılarını zamanladı.

6. I. İnönü Savaşı (6–10 Ocak 1921)

Yunanlar, Çerkez Ethem ayaklanmasından yararlanarak Millî Mücadele'yi çökertmek için Bursa ve Eskişehir'den Ankara'ya doğru ilerledi; İsmet Bey komutasındaki düzenli ordu, İnönü mevzilerinde Yunan ordusunu geri püskürttü. Zafer halk arasında büyük bir coşkuyla karşılandı.

I. İnönü Savaşı'nın sonuçları
Düzenli ordunun ilk zaferidir. Halkın TBMM'ye ve orduya güveni arttı.
Teşkilat-ı Esasiye Kanunu kabul edildi (20 Ocak 1921).
İtilaf Devletleri, Sevr'i yumuşatarak kabul ettirmek için Londra Konferansı'nı topladı.
İstiklal Marşı kabul edildi (12 Mart 1921): Anadolu'daki mücadele ruhunu yansıtacak bir millî marşa ihtiyaç duyulmuş, Mehmet Âkif Ersoy'un şiiri birinci seçilmişti. Marşın bugünkü bestesi 1930'da Osman Zeki Üngör'e aittir.
Afganistan ile dostluk antlaşması (1 Mart 1921) ve Sovyet Rusya ile Moskova Antlaşması (16 Mart 1921) imzalandı.
İsmet Bey mirlivalığa (tuğgeneral) yükseltildi ve "Paşa" oldu.

7. Teşkilat-ı Esasiye Kanunu (1921 Anayasası)

TBMM'nin hazırladığı ilk anayasadır. Olağanüstü savaş koşullarında hazırlandığı için kısadır.

Önemli maddelerAnlamı
Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir.Millî egemenlik ilkesi anayasaya girdi; padişahın egemenliğine dayanan yönetimin yerine millet egemenliği kondu.
Yasama ve yürütme yetkisi, milletin tek ve gerçek temsilcisi olan TBMM'de toplanır.Güçler birliği ve meclis hükümeti sistemi benimsendi.
Türkiye Devleti, Büyük Millet Meclisi tarafından yönetilir; hükümet "Büyük Millet Meclisi Hükümeti" adını taşır.Devletin adı "Türkiye Devleti" olarak geçti.
Meclis seçimleri iki yılda bir yapılır; milletvekilleri yalnızca seçildikleri ilin değil bütün milletin vekilidir.Millî iradenin sürekli yenilenmesi amaçlandı.
Kanun yapmak, antlaşma ve barış yapmak, savaş ilan etmek TBMM'ye aittir.Temel devlet yetkileri meclisin elindedir.
  • Teşkilat-ı Esasiye, Kanun-i Esasi'yi kaldırmadı; onunla çelişmeyen hükümler yürürlükte kaldı. Anayasada devletin rejiminin adı (cumhuriyet) geçmez; ancak millî egemenliği esas aldığı için cumhuriyete giden yolun önemli bir basamağıdır. Temel hak ve özgürlüklere, yargıya ilişkin maddelere yer verilmedi.

8. Diplomasi: Londra Konferansı, Moskova Antlaşması ve Afganistan

Londra Konferansı (21 Şubat–12 Mart 1921)

  • İtilaf Devletleri, Sevr Antlaşması'nı küçük değişikliklerle Türklere kabul ettirmek, Yunanistan'a zaman kazandırmak ve TBMM ile Sovyet Rusya'nın yakınlaşmasını engellemek için Yunanistan'ın da katıldığı bir konferans topladı.
  • Konferansa İstanbul Hükümeti ile birlikte TBMM Hükümeti de çağrıldı. İstanbul Hükümeti'nin temsilcisi Tevfik Paşa, sözü TBMM heyetine bıraktı. TBMM heyeti, Misak-ı Millî'yi kabul ettirmeye çalıştı; İtilaf Devletleri kabul etmediği için konferans sonuçsuz kaldı.
  • Önemi: İtilaf Devletleri, TBMM'yi konferansa çağırmakla ilk kez hukuken tanımış oldu; bu, TBMM için uluslararası bir siyasi zafer sayılır. TBMM, Misak-ı Millî'yi uluslararası bir toplantıda ilk kez duyurdu.

Sovyet Rusya ile ilişkiler ve Moskova Antlaşması (16 Mart 1921)

İtilaf Devletlerinin Anadolu'yu işgali ve Boğazların denetimini ele geçirmesi, Sovyet Rusya'yı güvenlik bakımından tehdit etmeye başlayınca iki taraf yakınlaştı. TBMM, Sovyet Rusya'dan silah, cephane ve para yardımı aldı. Bu yardımların ulaşması için doğu sınırının güvenli olması gerekiyordu.

Moskova Antlaşması
Sovyet Rusya, Misak-ı Millî'yi tanıdı; Misak-ı Millî'yi tanıyan ilk Avrupa devleti oldu.
Osmanlı ile Çarlık Rusyası arasındaki antlaşmalar geçersiz sayıldı; Sovyet Rusya kapitülasyonları kaldırdığını kabul etti.
Taraflardan birinin tanımadığı antlaşmayı diğeri de tanımayacaktı; böylece Sovyet Rusya Sevr Antlaşması'nı tanımadığını gösterdi.
Batum, Gürcistan'a bırakıldı. Bu, TBMM'nin Misak-ı Millî'den verdiği ilk tavizdir.
  • Afganistan ile 1 Mart 1921'de imzalanan dostluk antlaşmasıyla iki ülke birbirinin bağımsızlığını tanıdı; taraflardan biri saldırıya uğrarsa diğeri yardım edecek, TBMM Afganistan'a subay ve öğretmen gönderecekti. Afganistan, TBMM'yi tanıyan ve Misak-ı Millî'yi kabul eden ilk Müslüman devlet oldu.

9. II. İnönü Savaşı (23 Mart–1 Nisan 1921)

Yunanlar, I. İnönü yenilgisinin etkisini silmek, Ankara'ya ulaşıp TBMM'ye Sevr'i kabul ettirmek ve TBMM'nin Londra Konferansı'ndaki barış önerilerini reddetmesine karşılık vermek için yeniden saldırdı. Türk ordusu bu sırada içeride Koçgiri ayaklanması ve Karadeniz'deki Pontus çeteleriyle de uğraşıyordu. İsmet Paşa komutasındaki ordu Yunanları yine geri püskürttü. Mustafa Kemal, zafer üzerine İsmet Paşa'ya gönderdiği telgrafta onun yalnızca düşmanı değil, milletin makûs talihini de yendiğini yazdı.

II. İnönü Savaşı'nın sonuçları
İtalya, Anadolu'dan çekilmeye başladı.
Fransa ile resmî olmayan görüşmeler başladı.
İngiltere, Türk-Yunan savaşında tarafsız olduğunu açıkladı ve Malta'daki Türk esirlerin bir kısmını serbest bıraktı.
Halkın TBMM'ye güveni, TBMM'nin otoritesi ve saygınlığı daha da arttı.

10. Kütahya-Eskişehir Savaşları (10–24 Temmuz 1921)

Yunanlar 10 Temmuz'da büyük bir kuvvetle yeniden saldırdı. Türk ordusu yenildi ve Afyon, Kütahya, Eskişehir ve Bilecik kaybedildi. Mustafa Kemal, ordunun kuşatılıp yok edilmesini önlemek ve zaman kazanmak için Sakarya Nehri'nin doğusuna çekilme kararı verdi (25 Temmuz 1921). Bu karar, ordunun elde tutulmasını sağladı.

Kütahya-Eskişehir yenilgisinin sonuçları
Mecliste TBMM'nin Kayseri'ye taşınması tartışıldı; bu öneri kabul edilmedi.
Mustafa Kemal'e karşı eleştiriler arttı. Başkomutanlık Kanunu (5 Ağustos 1921) ile TBMM'nin yetkileri üç aylığına Mustafa Kemal'e verildi; bu süre daha sonra uzatıldı.
Mustafa Kemal, bu yetkiye dayanarak ordunun ihtiyaçlarını karşılamak için Tekâlif-i Millîye Emirleri'ni yayımladı.
İtalya'nın çekilmesi yavaşladı; Fransa ile görüşmeler kesildi.

Tekâlif-i Millîye Emirleri (7–8 Ağustos 1921)

Önemli maddeler
Her ilçede bir Tekâlif-i Millîye Komisyonu kurulacak.
Halk, elindeki silah ve cephaneyi üç gün içinde orduya teslim edecek.
Her aile bir askeri giydirecek (bir kat çamaşır, bir çift çarık ve çorap).
Halkın elindeki yiyecek ve giyecek maddelerinin yüzde 40'ına, taşıtların yüzde 20'sine el konulacak; bedeli daha sonra ödenecek.
Demirci, terzi, marangoz gibi zanaatkârlar ordu için çalışacak.
  • Önemi: Tekâlif-i Millîye, Millî Mücadele'nin bir halk savaşı olduğunu gösterir; ordunun ihtiyaç duyduğu para ve malzemenin önemli bir kısmı yurt içinden sağlandı ve ordu Sakarya'ya hazırlandı. Emirleri uygulamayanlar İstiklal Mahkemelerinde yargılandı.
  • Maarif Kongresi (16–21 Temmuz 1921): Yunanlar Kütahya-Eskişehir'den saldırırken Mustafa Kemal, 250'den fazla kadın ve erkek öğretmenin katıldığı bu kongreyi Ankara'da toplayıp millî bir eğitim seferberliği başlattı ve açılış konuşmasını cepheden gelerek bizzat yaptı. Bu girişim hem orduya duyduğu güveni hem de eğitime verdiği önemi gösterir.

11. Sakarya Meydan Muharebesi (23 Ağustos–13 Eylül 1921)

Ordunun başında Başkomutan Mustafa Kemal bulunuyordu. Savaşın en kritik anında, cephe hattının bir yerinin düşmesinin bütün ordunun çekilmesi anlamına gelmediğini belirten ünlü emrini verdi: "Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır. O satıh bütün vatandır." Böylece hat savunması yerine alan (satıh) savunmasına geçildi; geri çekilen birlikler bulundukları yerde yeniden tutunarak direndi. Türk ordusu 10 Eylül'de taarruza geçti; 22 gün ve gece süren savaşın sonunda dağılan Yunan ordusu Sakarya'nın batısına çekilmek zorunda kaldı. Yaklaşık 350 subay şehit olduğu için savaşa "Subaylar Savaşı" da denir.

Sakarya Zaferi'nin sonuçları
Türk ordusu son kez savunma yaptı; bundan sonra taarruza (saldırıya) geçti. 1683 II. Viyana Kuşatması'ndan beri süren geri çekilme durdu.
TBMM, 19 Eylül 1921'de çıkardığı kanunla Mustafa Kemal'e "Gazi" unvanını ve mareşal rütbesini verdi.
Yunan ordusunun taarruz gücü kırıldı; İtilaf Devletlerinin Yunanlara güveni azaldı. İtalya Anadolu'dan tamamen çekildi.
Sovyet cumhuriyetleriyle Kars Antlaşması (13 Ekim 1921) imzalandı; doğu sınırı kesinleşti.
Fransa ile Ankara Antlaşması (20 Ekim 1921) imzalandı; Güney Cephesi kapandı.
İngiltere ile esir değişimi yapıldı (Malta sürgünleri kurtarıldı); Ukrayna ile dostluk antlaşması imzalandı.
İtilaf Devletleri barış önerisi getirdi (Mart 1922); TBMM, Anadolu'nun boşaltılması şartını içermediği için reddetti.

12. Büyük Taarruz ve Başkomutanlık Meydan Muharebesi (1922)

  • Sakarya'dan sonra İtilaf Devletlerinin Sevr'i esas alan barış önerileri kabul görmedi. Ordu, bir yıla yakın bir süre hazırlandı: Doğu ve Güney cephelerindeki asker ve teçhizat, Rusya, İtalya ve Fransa'dan satın alınan malzemeler ve İtilaf depolarından kaçırılan silahlar Batı Cephesi'ne taşındı. Daha önce üç kez uzatılan başkomutanlık yetkisi 20 Temmuz 1922'de süresiz olarak uzatıldı.
  • 26 Ağustos 1922'de Kocatepe'den yönetilen Büyük Taarruz başladı. Yunan cephesi kısa sürede yarıldı; 30 Ağustos'ta Başkomutanlık Meydan Muharebesi (Dumlupınar) kazanıldı ve Yunan ordusunun büyük bölümü yok edildi.
  • Mustafa Kemal, 1 Eylül'de "Ordular! İlk hedefiniz Akdeniz'dir. İleri!" emrini verdi. Kaçan Yunan ordusu takip edildi; çekilen Yunanlar Batı Anadolu'daki köy ve kasabaları tahrip etti. 9 Eylül 1922'de İzmir kurtarıldı. Yunan başkomutanı Trikupis esir alındı. 18 Eylül 1922'de Batı Anadolu düşmandan tamamen temizlendi.
  • Zaferden sonra Genelkurmay Başkanı Fevzi Paşa'ya (Çakmak) mareşal rütbesi verildi.
Büyük Taarruz'un sonuçları
Yunan ordusu Anadolu'dan çıkarıldı.
İngiltere, Boğazlar'daki durumu korumak için İtilaf Devletlerinden yardım istedi; ancak Fransa ve İtalya destek vermedi. İtilaf Devletleri ateşkes önerdi ve Mudanya Ateşkes Antlaşması imzalandı.
Millî Mücadele'nin silahlı dönemi sona erdi.

13. Mudanya Ateşkes Antlaşması (11 Ekim 1922)

Büyük Taarruz'dan sonra İtilaf Devletleri TBMM'ye ateşkes çağrısında bulundu; görüşmeler 3 Ekim 1922'de Mudanya'da başladı. Türk tarafını Batı Cephesi Komutanı İsmet Paşa, İtilaf Devletlerini İngiliz General Harington, Fransız General Charpy ve İtalyan General Monbelli temsil etti; Yunanistan görüşmelere katılmadı ama antlaşmayı sonradan kabul etti.

Maddeler
Antlaşma 14-15 Ekim'de yürürlüğe girecek; Türk ve Yunan kuvvetleri arasındaki çatışma sona erecek.
Yunanlar, Edirne dahil Doğu Trakya'yı en geç 15 gün içinde boşaltacak; burası 30 gün içinde TBMM'ye teslim edilecek.
İtilaf kuvvetleri, barış imzalanıncaya kadar İstanbul ve Boğazlar'da kalacak; barış konferansına kadar güvenliği sağlamak için Trakya'da 8000 jandarma görev alacak.
İstanbul ve Boğazlar TBMM Hükümeti'nin mülki idaresine bırakılacak.
  • Önemi: Doğu Trakya, İstanbul ve Boğazlar savaşmadan, diplomasiyle kurtarıldı. Refet (Bele) Paşa komutasındaki Türk kuvvetleri 19 Ekim 1922'de İstanbul'a girdi; İstanbul'un yönetimi fiilen TBMM'ye geçti. Bu durum Osmanlı Devleti'nin fiilen sona erdiğini gösterir; Mondros Ateşkesi'nin hükümleri geçersiz hâle geldi. Millî Mücadele'nin askerî safhası bitip diplomasi safhası başladı; Mudanya, Millî Mücadele'nin Türk zaferiyle sonuçlandığını gösteren ilk diplomatik belgedir. İngiltere'de Türk politikası başarısız olan Başbakan Lloyd George istifa etti.

14. Lozan Barış Antlaşması (24 Temmuz 1923)

Lozan Antlaşması'na göre Türkiye (1923)
Lozan Antlaşması'na göre Türkiye (1923) Lozan'da belirlenen sınırlar; Boğazlar ve adalar çevresindeki askerden arındırılmış bölgeler taralıdır. Lawrence Martin'in 1924 tarihli derlemesinden (İngilizce). Kaynak: Wikimedia Commons · Lawrence Martin (kamu malı)

Konferansa giden süreç

  • İtilaf Devletleri barış konferansına TBMM Hükümeti ile birlikte İstanbul Hükümeti'ni de çağırdı. TBMM, bunun Türk tarafında ikilik yaratacağını görerek 1 Kasım 1922'de saltanatı kaldırdı; Osmanlı hükümeti istifa etti. Böylece Türkiye'yi temsil eden tek meşru makam TBMM oldu.
  • Konferans İsviçre'nin Lozan (Lausanne) kentinde 20 Kasım 1922'de başladı. Çağrıyı İngiltere, Fransa, İtalya ve Japonya yaptı; Türkiye, Yunanistan, Romanya ve Yugoslavya bütün görüşmelere, Bulgaristan ve Sovyet Rusya yalnızca Boğazlar görüşmelerine, Belçika ve Portekiz ticaret sözleşmelerine katıldı; ABD gözlemci olarak bulundu.
  • Türk heyetinin başkanı Hariciye Vekili İsmet Paşa idi; heyetten Ermeni yurdu ve kapitülasyonlar konusunda pazarlık yapmaması, tam bağımsızlık ve ülke bütünlüğünden taviz vermemesi istendi. Türk heyetinin temel tutumu şuydu: Türkiye konferansa yenilmiş bir devlet olarak değil, savaşı kazanmış bir taraf olarak gelmişti. İsmet Paşa, Türkiye'nin Lozan'a Mondros'tan değil Mudanya'dan geldiğini vurguladı.
  • Görüşmeler, kapitülasyonlar, Musul, Boğazlar ve borçlar konusundaki anlaşmazlıklar yüzünden Şubat 1923'te kesildi; Nisan 1923'te yeniden başladı ve antlaşma 24 Temmuz 1923'te imzalandı.
KonuLozan'da alınan karar
SınırlarSuriye sınırı: Ankara Antlaşması'ndaki gibi kabul edildi; Hatay Misak-ı Millî sınırları dışında kaldı. Irak sınırı: Musul konusunda anlaşılamadı; dokuz ay içinde Türkiye ile İngiltere arasındaki ikili görüşmelere bırakıldı. Yunanistan sınırı: Meriç Nehri; savaş tazminatına karşılık Karaağaç Türkiye'ye bırakıldı. İran sınırı: 1639 Kasr-ı Şirin Antlaşması'ndaki sınır. Sovyet sınırı: 1921 Kars Antlaşması'ndaki sınır.
AdalarGökçeada (İmroz), Bozcaada ve Tavşan Adaları Türkiye'de kaldı; diğer Ege adaları Yunanistan'a, On İki Ada İtalya'ya bırakıldı.
KapitülasyonlarAdli, mali, idari ve ekonomik ayrıcalıklar içeren kapitülasyonlar tamamen kaldırıldı.
Osmanlı borçlarıOsmanlı'dan ayrılan devletler arasında paylaştırıldı; Türkiye'ye düşen kısım taksitle ödenecekti. Düyun-ı Umumiye İdaresi kaldırıldı.
Yabancı okullarTürk devletinin koyduğu kurallara uymak şartıyla açık kalacaktı (konu bir iç sorun olarak görüldü).
BoğazlarBoğazların iki yakası askerden arındırıldı; geçişleri başkanı Türk olan uluslararası bir Boğazlar Komisyonu denetleyecekti. (Bu hüküm 1936'da Montrö Sözleşmesi ile değişti.)
AzınlıklarTürkiye'deki gayrimüslimler Türk vatandaşı sayıldı; hiçbir devlet onları bahane ederek iç işlerine karışamayacaktı.
Nüfus mübadelesiTürkiye'deki Rumlarla Yunanistan'daki Türkler karşılıklı değiştirilecek; İstanbul Rumları ve Batı Trakya Türkleri bunun dışında kalacaktı.
Savaş tazminatıİtilaf Devletleri tazminattan vazgeçti; Yunanistan, tazminat olarak Karaağaç'ı Türkiye'ye bıraktı.
Patrikhaneİstanbul'da kalacak, ancak hiçbir siyasi yetkisi olmayacak, ekümenik yetkileri elinden alınacaktı.
Ermeni yurduTürkiye'nin sert tepkisiyle reddedilerek görüşmelerden çıkarıldı.

Sevr ile Lozan'ın karşılaştırılması

KonuSevr (1920)Lozan (1923)
Batı sınırıİzmir, Batı Anadolu ve bütün Doğu Trakya Yunanistan'aMeriç Nehri sınır; Karaağaç Türkiye'ye
GüneyUrfa, Antep Fransa'ya; Adana'dan Sivas'a Fransız nüfuz bölgesi1921 Ankara Antlaşması'ndaki sınır
AdalarRodos ve On İki Ada İtalya'ya, diğer Ege adaları Yunanistan'aOn İki Ada İtalya'ya; Gökçeada ve Bozcaada Türkiye'ye; diğerleri Yunanistan'a
BoğazlarOsmanlı'nın üye olmadığı bir komisyon yönetecekBaşkanı Türk olan uluslararası bir komisyon; kıyılar askerden arındırılacak
KapitülasyonlarBütün İtilaf Devletleri yararlanacakTamamen kaldırıldı
Doğu AnadoluErmenistan ve Kürdistan kurulacakErmeni yurdu meselesi reddedildi
  • Önemi: Türkiye'nin bağımsızlığı uluslararası alanda tanındı; Anadolu'yu paylaşmak için dayatılan Sevr Antlaşması rafa kaldırıldı ve "Türkleri Avrupa'dan atmak" diye özetlenen yüzyıllık Avrupa siyaseti iflas etti. Bugünkü bağımsız Türkiye'nin sınırları büyük ölçüde çizildi. Antlaşma, Misak-ı Millî'nin büyük ölçüde gerçekleştiğini gösterir. İtilaf kuvvetleri İstanbul'u boşalttı; Türk birlikleri 6 Ekim 1923'te İstanbul'a girdi.
  • Çözülemeyen sorunlar: Musul (Irak sınırı), Hatay, Boğazlar'ın askerden arındırılması, yabancı okullar, Patrikhane ve nüfus mübadelesinin uygulanması. Bu sorunlar Atatürk döneminin dış politikasında ele alındı.

Kronoloji

TarihGelişme
18–26 Nisan 1920San Remo Konferansı
7 Haziran 1920TBMM'nin İstanbul Hükümeti'nin antlaşmalarını tanımayacağını ilan etmesi
10 Ağustos 1920Sevr Antlaşması
Eylül–Ekim 1920Sarıkamış ve Kars'ın kurtarılması
Ekim 1920Gediz Muharebesi
Aralık 1920Gümrü Antlaşması (3 Aralık); Merkez Ordusu'nun kurulması
Ocak 1921I. İnönü Savaşı; Teşkilat-ı Esasiye
Şubat–Mart 1921Londra Konferansı; Afganistan antlaşması; İstiklal Marşı; Moskova Antlaşması
Mart–Nisan 1921II. İnönü Savaşı
Temmuz 1921Kütahya-Eskişehir Savaşları; Maarif Kongresi
Ağustos 1921Başkomutanlık Kanunu; Tekâlif-i Millîye Emirleri
Ağustos–Eylül 1921Sakarya Meydan Muharebesi
Ekim 1921Kars Antlaşması; Ankara Antlaşması
26 Ağustos 1922Büyük Taarruz
30 Ağustos 1922Başkomutanlık Meydan Muharebesi
9 Eylül 1922İzmir'in kurtuluşu
18 Eylül 1922Batı Anadolu'nun tamamen kurtarılması
11 Ekim 1922Mudanya Ateşkes Antlaşması
19 Ekim 1922Refet Paşa'nın İstanbul'a girişi
1 Kasım 1922Saltanatın kaldırılması
20 Kasım 1922Lozan Konferansı'nın başlaması
24 Temmuz 1923Lozan Barış Antlaşması
6 Ekim 1923Türk ordusunun İstanbul'a girişi

Sınavda sorulan "ilk"ler

  • TBMM'nin ilk askerî ve siyasi zaferi, ilk uluslararası antlaşması: Gümrü Antlaşması (1920)
  • Düzenli ordunun ilk zaferi: I. İnönü Savaşı
  • TBMM'nin ilk anayasası: Teşkilat-ı Esasiye (1921)
  • İtilaf Devletlerinin TBMM'yi hukuken ilk tanıması: Londra Konferansı (1921)
  • Misak-ı Millî'yi tanıyan ilk Avrupa devleti: Sovyet Rusya (Moskova Antlaşması)
  • Misak-ı Millî'den verilen ilk taviz: Batum (Moskova Antlaşması)
  • Misak-ı Millî'yi tanıyan ilk Müslüman devlet: Afganistan
  • Misak-ı Millî'yi tanıyan ilk İtilaf devleti: Fransa (Ankara Antlaşması)
  • Doğu Trakya'nın savaşmadan kurtarılması: Mudanya Ateşkes Antlaşması (1922)
  • Millî Mücadele'nin zaferle sonuçlandığını gösteren ilk diplomatik belge: Mudanya Ateşkes Antlaşması
  • Fransız-Ermeni baskısına karşı ilk silahlı direniş: Dörtyol (19 Aralık 1918)

Kavramlar

KavramAçıklama
Kuvâ-yı MillîyeMillî Mücadele'nin başında halkın kendiliğinden kurduğu düzensiz silahlı birlikler.
Düzenli orduMerkezden yönetilen, disiplinli ve eğitimli ordu.
Güçler birliğiYasama ve yürütme yetkilerinin aynı organda (TBMM'de) toplanması.
Meclis hükümeti sistemiBakanların meclis tarafından tek tek seçildiği ve meclise karşı sorumlu olduğu yönetim.
BaşkomutanlıkTBMM'nin ordu ile ilgili yetkilerini geçici olarak Mustafa Kemal'e devretmesi.
Tekâlif-i MillîyeMillî yükümlülükler; halktan ordu için istenen yardımlar.
Satıh müdafaasıBelirli bir hattı değil, bütün bir alanı savunma; Sakarya'da uygulandı.
MübadeleNüfusun iki ülke arasında karşılıklı değiştirilmesi.
Hıyanet-i Vataniye KanunuTBMM'ye karşı ayaklananları vatan haini sayan kanun (1920).
İstiklal MahkemeleriMillî Mücadele sırasında kurulan, vatana ihanet ve isyan suçlarını yargılayan olağanüstü mahkemeler.

Kendinizi deneyin

1. TBMM'nin imzaladığı ilk uluslararası antlaşma aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı göster

Doğru cevap: B) Gümrü Antlaşması

2. Gediz Muharebesi'nin kaybedilmesinin en önemli sonucu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı göster

Doğru cevap: B) Düzenli orduya geçişin hızlanması

3. Kütahya-Eskişehir Savaşları'ndan sonra yaşanan gelişmeler arasında aşağıdakilerden hangisi yer almaz?

Cevabı göster

Doğru cevap: E) Mustafa Kemal'e Gazi unvanı verilmesi

4. Teşkilat-ı Esasiye Kanunu ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı göster

Doğru cevap: B) Egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğunu belirtmiştir.

5. Misak-ı Millî'yi tanıyan ilk İtilaf devleti aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı göster

Doğru cevap: C) Fransa

6. Lozan Konferansı'na İstanbul Hükümeti'nin de çağrılması üzerine TBMM'nin aldığı karar aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı göster

Doğru cevap: C) Saltanatın kaldırılması

Cevap anahtarı

1-B · 2-B · 3-E · 4-B · 5-C · 6-C

Kaynak notu

Bu metin, Tarih ÖABT 16. ve 17. ünite notlarından YKS düzeyine sadeleştirildi; kapsamı ve bilgileri MEB'in (OGM Materyal) TYT-AYT konu özeti kitaplarıyla karşılaştırıldı; bu kitaplardan metin alınmadı, eksik bilgiler kendi cümlelerimle eklendi. Soru bilgileri (yıl, test, soru numarası ve konu), ÖSYM'nin yayımladığı 2018–2026 YKS soru kitapçıklarından derlendi: 2018–2025 soruları için bu kitapçıkları konulara göre sınıflandıran yksprogram.com.tr verilerinden yararlanıldı; 2026 soruları doğrudan resmî kitapçıklardan okundu. Soruların telif hakkı ÖSYM'ye ait olduğu için soru metinleri buraya alınmadı; yalnızca hangi konunun sorulduğu belirtildi. Çıkmış soruları çözmek için ÖSYM'nin sitesindeki (osym.gov.tr) soru kitapçıklarına bakabilirsiniz. "Kendinizi deneyin" bölümündeki sorular bu çalışma için yazıldı.

Öğretmenler ve ÖABT adayları içinBu konunun ayrıntılı hâli: Tarih ÖABT 16. ünite notları →

Diğer konu anlatımları

Bütün konularda 2018–2026 YKS tarih soruları analizi →

  1. Tarih Bilimi ve Zaman
  2. İlk Uygarlıklar
  3. İlk Türk Devletleri
  4. İslam Tarihi ve Medeniyeti
  5. Türk-İslam Devletleri ve Türkiye Selçukluları
  6. Türk Dünyası (XIII–XIX. Yüzyıllar)
  7. Beylikten Devlete Osmanlı (1299–1453)
  8. Dünya Gücü Osmanlı (1453–1595)
  9. Osmanlı Kültür ve Medeniyeti
  10. Arayış Yılları: XVII. Yüzyılda Osmanlı
  11. XVIII. Yüzyılda Değişim ve Diplomasi
  12. En Uzun Yüzyıl (1800–1922)
  13. Osmanlı'da Demokratikleşme ve Basın-Yayın
  14. XX. Yüzyıl Başlarında Osmanlı Devleti ve Dünya
  15. Millî Mücadele'nin Hazırlık Dönemi
  16. Atatürk Dönemi: İnkılaplar, İlkeler ve Dış Politika
  17. Avrupa Tarihi: Orta Çağ'dan Sanayi Devrimi'ne
  18. Çağdaş Türk ve Dünya Tarihi