Bu bölümde neler var?
Osmanlı Devleti altı yüzyıldan fazla yaşadı; bunu sağlayan en önemli etkenlerden biri güçlü kurumlarıydı. Bu bölümde klasik dönemde (XV ve XVI. yüzyıllar) Osmanlı'nın merkez ve taşra teşkilatını, ordusunu, toprak sistemini, toplum yapısını, ekonomisini, hukukunu, eğitimini ve sanatını sınavda en çok sorulan noktalarıyla göreceksiniz.
Her başlığın altındaki ÖSYM'de çıktı kutusu, o konudan 2018–2026 YKS'de (TYT ve AYT) hangi yıl, hangi testte ve kaçıncı soruda soru geldiğini gösterir.
Son yıllarda bu bölümden çıkan sorular
- 2018–2026 arasındaki dokuz YKS'de bu bölümden 14 soru çıktı: TYT'de 3, AYT Tarih-1'de 3, AYT Tarih-2'de 8.
- Soruların neredeyse tamamı kurumlarla ilgili: bir kurumun görevi, amacı ya da bir uygulamanın devlete etkisi soruluyor.
- En çok sorulan konu merkez teşkilatı ve padişahlık (Divan-ı Hümayun, nişancı, egemenlik sembolleri, veraset, kul sistemi; 5 soru). Ardından taşra teşkilatı, kapıkulu ordusu, tımar-toprak sistemi ve toplum yapısı (millet sistemi, vakıflar) 2'şer soruyla geliyor.
- AYT Tarih-2'de bu bölümden 2020 ve 2022'de ikişer soru geldi; 2025 ve 2026'da da 4. soru bu bölümdendi. Kurumları "amaç ve sonuç" ilişkisiyle öğrenin: Tımar neden kuruldu, kapıkulu askerlerinin artması hazineyi nasıl etkiledi?
| Konu | Soru | Hangi sınavlarda? |
|---|---|---|
| Merkez teşkilatı, padişah ve veraset | 5 | 2019 TYT · 2019 AYT-2 · 2021 TYT · 2022 AYT-1 · 2022 AYT-2 |
| Taşra teşkilatı ve ilmiye | 2 | 2018 AYT-1 · 2025 AYT-2 |
| Kapıkulu ordusu | 2 | 2019 AYT-1 · 2023 AYT-2 |
| Toprak sistemi ve tımar | 2 | 2020 AYT-2 · 2022 AYT-2 |
| Toplum yapısı (millet sistemi, vakıflar) | 2 | 2020 AYT-2 · 2026 TYT |
| Ekonomi ve vergiler | 1 | 2026 AYT-2 |
1. Padişah, Egemenlik ve Veraset
- Padişah devletin başıdır; yasama, yürütme ve yargı yetkileri onda toplanır. Padişah yetkilerini şer'i ve örfi hukukla sınırlı olarak kullanırdı.
- Egemenlik sembolleri: Tahta çıkma (cülus) töreni ve askerlere verilen cülus bahşişi, Cuma namazında padişah adına hutbe okunması, padişah adına para (sikke) basılması ve fermanlara tuğra çekilmesi. Ulemanın yeni padişaha biat etmesi de egemenliğin tanınması anlamına gelirdi.
Veraset sisteminin değişimi
| Dönem | Anlayış | Sonucu |
|---|---|---|
| Osman ve Orhan Bey | Ülke hanedanın ortak malıdır. | Taht kavgaları yaşanabilirdi. |
| I. Murat | Ülke padişah ve oğullarının malıdır. | Amcalar ve kardeşler tahttan uzaklaştırıldı; merkezî otorite güçlendi. |
| Fatih | "Devlet padişahın malıdır" anlayışı pekişti; devletin geleceği için kardeş katli kanunlaştırıldı. | Taht kavgaları büyük ölçüde önlendi. |
| II. Selim ve sonrası | Yalnızca en büyük şehzade sancağa çıkmaya başladı; III. Mehmet'ten sonra şehzadeler sancağa hiç çıkmadı ve sarayda kafes usulüyle yetiştirildi. | Şehzadeler sarayda yetişti; tecrübesiz ve halktan kopuk padişahlar tahta geçti. |
| I. Ahmet | Ekberiyet (ekber-erşed): Hanedanın en yaşlı ve aklı başında erkek üyesi padişah olur. | Kardeş katli zamanla terk edildi; taht kavgaları azaldı. |
- Şehzadelerin eğitimi ve sancağa çıkması: Şehzadeler 4-5 yaşında Şehzadegân Mektebi'nde tarih, coğrafya, Arapça, Farsça dersleri ile ok, cirit ve binicilik eğitimi almaya başlardı. I. Murat döneminden itibaren yönetim tecrübesi kazanmaları için yanlarına verilen lala ile birlikte, eski beylik merkezleri olan Amasya, Manisa, Kütahya, Trabzon, Antalya, Kefe gibi sancaklara gönderildiler. Lala şehzadeye danışmanlık yapar, gelişimini padişaha rapor ederdi. Sancağa çıkan son padişah III. Mehmet, kafes usulüyle tahta çıkan ilk padişah I. Ahmet'tir.
- Fatih'in merkezî otoriteyi güçlendiren düzenlemeleri: Divan başkanlığının sadrazama bırakılması; padişahların başka Türk hanedanlarıyla değil haremden evlenmesi (başka hanedanların güçlenmesini ve veraset sorunlarını önlemek için); padişaha kardeş katli yetkisi verilmesi; haksız kazanç elde eden görevlilerin mallarına el konulmasını sağlayan müsadere sistemi. Fatih Kanunnamesi devlet teşkilatı, protokol kuralları ve bazı suçların cezaları olmak üzere üç bölümden oluşur.
2. Merkez Teşkilatı
Saray
| Bölüm | Görevi |
|---|---|
| Birun (dış saray) | Devlet işlerinin yürütüldüğü bölüm; Divan-ı Hümayun burada toplanırdı, bayram tebrikleri ve elçi kabulleri burada yapılırdı. |
| Enderun (iç saray) | Padişahın özel yaşamının ve işlerinin yürütüldüğü bölüm (küçük oda, büyük oda, has oda, seferli odası, kiler odası gibi bölümleri vardı; en yüksek mertebeli oda has odaydı). Enderun Mektebi'nde devşirmeler devlet adamı olarak yetiştirildi; buradan mezun olanlar seyfiye ve kalemiye sınıflarında görev aldı. |
| Harem | Padişahın ailesinin yaşadığı bölüm; valide sultanın yönetimindeydi. |
- Saraylar: Bursa Sarayı (ilk Osmanlı sarayı), Edirne Sarayı, İstanbul'un fethinden hemen sonra yapılan Eski Saray ve Marmara ile Haliç arasındaki tepeye yapılan Topkapı Sarayı (Saray-ı Cedid). Topkapı Sarayı ve çevresindeki konaklar, Osmanlı kültürünün ve devlet adamı yetiştirmenin merkezi oldu.
- Kapı halkı: Yüksek makamlı askerî ve sivil görevlileri tanımlayan kavramdır; "kapı" Türk-İslam kültüründe devleti simgeler.
- Kul sistemi: Devşirme yoluyla toplanan çocuklar sarayda ve Türk ailelerin yanında yetiştirilerek yalnızca padişaha bağlı asker ve yöneticiler hâline getirildi. Fatih döneminden itibaren yüksek devlet görevlerine devşirme kökenli kişilerin atanması, eski Türk soylu ailelerinin gücünü azalttı ve merkezî otoriteyi güçlendirdi.
Divan-ı Hümayun
Devlet işlerinin görüşüldüğü en yüksek kuruldur; Orhan Bey döneminde kuruldu. Aynı zamanda en yüksek mahkeme olarak çalıştı. İlk başlarda her gün toplanırken Fatih döneminde haftada dört güne indirildi. Fatih 1475'e kadar Divan'a başkanlık etti; bu tarihten sonra başkanlık sadrazama bırakıldı ve padişahlar toplantıları kafes denen pencerenin arkasından izledi. Böylece Divan karar alan değil danışma kurulu niteliği kazandı; XVII. yüzyıldan itibaren önemi azaldı.
| Üye | Görevi |
|---|---|
| Sadrazam (veziriazam) | Padişahın mutlak vekili; Divan'a başkanlık ederdi, padişahın mührünü taşırdı. |
| Kubbealtı vezirleri | Sadrazama yardım ederdi; gerektiğinde orduyu komuta ederdi. |
| Kazasker | Hukuk ve eğitim işlerine bakardı; kadı ve müderrisleri atardı (Rumeli ve Anadolu kazaskeri). |
| Defterdar | Mali işlerden sorumluydu; bütçeyi hazırlardı. |
| Nişancı | Padişahın fermanlarına tuğra çekerdi; devletin resmî yazışmalarını yürütür, toprak kayıtlarını (tahrir defterleri) tutardı. |
| Şeyhülislam | Divan'ın sürekli üyesi değildi; bir işin dine uygunluğu hakkında fetva verirdi. |
| Reisülküttap | Nişancıya bağlı yazı işleri başkanı; XVIII. yüzyılda dış işlerinden sorumlu oldu. |
| Kaptan-ı derya ve yeniçeri ağası | İstanbul'da bulunduklarında Divan'a katılırdı. |
- Yönetici sınıflar: Seyfiye (kılıç ehli; sadrazam, vezirler, sancakbeyi, kapıkulu askerleri, subaşı, tımarlı sipahiler), ilmiye (ilim ehli; din, hukuk ve eğitim görevlileri: şeyhülislam, kazasker, kadı, müftü, müderris, imam), kalemiye (kalem ehli; yazı ve mali işler görevlileri: defterdar, nişancı, reisülküttap, kâtipler). İlmiye sınıfına girmenin temel şartı Müslüman bir aileden gelmek ve medrese mezunu olmaktı; bu yüzden devşirme kökenli bir devlet adamı ilmiye sınıfında görev alamazdı.
3. Taşra Teşkilatı
Osmanlı taşrası büyükten küçüğe eyalet > sancak > kaza > köy şeklinde örgütlendi.
| Birim | Yöneticisi |
|---|---|
| Eyalet | Beylerbeyi (ilk beylerbeylikleri Rumeli ve Anadolu) |
| Sancak | Sancakbeyi |
| Kaza | Kadı (hem yargıç hem belediye başkanı gibi görev yapardı) |
| Köy | Kethüda (köy kâhyası) |
- Kadılar beylerbeyine değil doğrudan merkeze (kazaskere) bağlıydı. Böylece yargı yürütmeden bağımsız tutuldu ve taşradaki yöneticiler denetlendi.
- Fetva vermekle görevli müftüler ve medreselerde ders veren müderrisler de ilmiye sınıfının taşradaki temsilcileriydi.
| Eyalet türü | Özelliği | Örnekler |
|---|---|---|
| Salyanesiz (tımarlı) eyaletler | Tımar sistemi uygulanırdı; vergiler tımar sahiplerine bırakıldığı için hazineye düzenli para gelmezdi. | Anadolu, Rumeli, Sivas, Karaman |
| Salyaneli eyaletler | Tımar uygulanmazdı; toplanan vergilerden yöneticilerin ve askerlerin maaşları çıkarılır, kalan hazineye gönderilirdi. | Mısır, Bağdat, Yemen |
| İmtiyazlı (ayrıcalıklı) bölgeler | İç işlerinde serbest, dış işlerinde Osmanlı'ya bağlıydı; yönetici kendi halkından seçilirdi. | Kırım Hanlığı, Eflak, Boğdan, Erdel, Hicaz |
4. Ordu
| Bölüm | Özellikleri |
|---|---|
| Kapıkulu askerleri | Doğrudan padişaha bağlı, devşirme kökenli, sürekli ve maaşlı (ulufeli) askerlerdir. En kalabalık birliği Yeniçeri Ocağı'dır. Evlenmeleri ve başka işle uğraşmaları yasaktı. |
| Eyalet askerleri | En kalabalık bölüm tımarlı sipahilerdir; tımar gelirleriyle yetiştirilirler, devlete maaş yükü getirmezlerdi. Akıncılar, azaplar gibi birlikler de eyalet askerleriydi. |
| Yardımcı kuvvetler | Kırım Hanlığı'nın atlı birlikleri ve bağlı beyliklerin gönderdiği askerler. |
| Donanma | Kaptan-ı deryanın komutasında; merkezi Gelibolu ve İstanbul tersaneleriydi. |
- Devşirme sistemi: Hristiyan ailelerin çocuklarından bir kısmının belirli kurallarla toplanıp Türk-İslam kültürüyle yetiştirilmesidir. Bu çocuklar Acemi Oğlanlar Ocağı'nda eğitilir, en yetenekli olanlar Enderun'a alınırdı.
- Kapıkulu askerlerinin artmasının sonuçları: Kapıkulu askerleri maaşlı olduğu için sayılarının artması hazinenin yükünü ağırlaştırdı. XVII. yüzyıldan itibaren devşirme kuralları gevşedi, ocağa dışarıdan asker alındı; disiplin bozuldu ve isyanlar arttı.
5. Toprak Sistemi
Osmanlı'da topraklar mülk (kişilere ait), vakıf (gelirleri hayır işlerine ayrılmış) ve miri (mülkiyeti devlete ait) olarak üçe ayrılırdı. Tarım arazilerinin büyük bölümü miri arazidir. Fethedilen yerlerde toprağın hukuki durumu belirlenirken o yerin örf ve âdetleri de dikkate alındı.
- Mülk arazi: Sahibi satabilir, vakfedebilir, bağışlayabilirdi. Sahibi Müslüman olan öşri topraklardan ürünün onda biri (öşür), sahibi gayrimüslim olan haraci topraklardan daha yüksek oranda (haraç) vergi alınırdı.
- Miri arazinin bölümleri: Dirlik (görevlilere maaş karşılığı verilen has, zeamet ve tımar), arpalık (saray adamlarına ve ilmiye sınıfının yüksek rütbelilerine maaşlarına ek olarak verilen), paşmaklık (padişahın annesi, kızları ve kız kardeşleri gibi saray kadınlarına verilen), yurtluk-ocaklık (bir bölgenin Osmanlı'ya katılmasını sağlayan yerel beylere verilen), malikâne (önemli komutanlara, dervişlere ve ahilere fethedilen yerlerde verilen) ve mukataa (geliri doğrudan hazineye giden) arazileri.
- Çift-hane sistemi: Devlet, bir köylü ailesinin (hane) bir çift öküzle işleyebileceği büyüklükte (verime göre 50–150 dönüm) miri araziyi belirli şartlarla ona bırakırdı. Köylü bu toprağı satamaz, bağışlayamaz, vakfedemezdi; babadan oğula geçen bir kiracı durumundaydı.
- Tımar (dirlik) sistemi: Miri arazinin vergi gelirlerinin, karşılığında asker beslemesi ve bölgenin güvenliğini sağlaması şartıyla tımarlı sipahilere verilmesidir. Toprağın mülkiyeti devlette kalır; köylü toprağı işler, vergisini sipahiye öder. Toprak satılamaz, bağışlanamaz, miras bırakılamazdı.
| Dirlik türü | Yıllık geliri | Kimlere verilirdi? |
|---|---|---|
| Has | 100.000 akçeden fazla | Padişah, hanedan üyeleri, vezirler, beylerbeyleri |
| Zeamet | 20.000–100.000 akçe | Orta dereceli yöneticiler ve subaylar |
| Tımar | 3.000–20.000 akçe | Tımarlı sipahiler |
| Tımar sisteminin amaçları ve sonuçları |
|---|
| Hazineden para çıkmadan büyük bir atlı ordu yetiştirildi. |
| Vergiler yerinde toplandı. |
| Toprağın boş bırakılması engellendi; tarımsal üretim sürekli hâle getirildi (toprağını sebepsiz üç yıl boş bırakan köylüden "çiftbozan" vergisi alınırdı). |
| Taşrada güvenlik ve asayiş sağlandı. |
| Merkezî otorite taşrada da etkili oldu. |
- İltizam: Bir bölgenin vergi toplama hakkının açık artırmayla mültezim denen kişilere satılmasıdır. Fatih döneminde başladı; tımar sistemi bozuldukça yaygınlaştı ve köylünün ezilmesine yol açtı.
- Malikâne sistemi: 1695'te başlayan, vergi toplama hakkının bir kişiye ömür boyu verilmesi uygulamasıdır (yukarıdaki malikâne araziden farklıdır).
6. Toplum Yapısı
- Toplum, yöneten askerî sınıf (vergiden muaf, devletten maaş ya da dirlik alan) ve yönetilen reaya (vergi veren halk) olarak ikiye ayrılırdı. Reaya şehirli, köylü ve konar-göçerlerden oluşurdu.
- Millet sistemi: Osmanlı toplumu dil ya da soya göre değil dine ve mezhebe göre örgütlendi; etnik köken dikkate alınmadı. Müslümanlar, Rum Ortodokslar, Ermeniler ve Yahudiler ayrı "millet" sayıldı; sistem Fatih döneminde hukuki bir statü kazandı. Gayrimüslimler (zimmiler) kendi dinî liderlerine bağlıydı; can ve mal güvenlikleri devlet korumasındaydı, din, yargı ve eğitim alanlarında özerktiler. Bunun karşılığında cizye öderler, askerlik yapmazlardı. Kamu hukuku açısından İslam kurallarına bağlıydılar; evlenme ve miras gibi işlerini isterlerse şer'i mahkemelere de götürebilirlerdi.
- Fetihle gelen kültürel etkileşim: Müslümanlar ve gayrimüslimler arasında yemek, kıyafet ve sanatta karşılıklı etkileşim yaşandı; Türkçe resmî dil olduğu için birçok Türkçe kelime Balkan dillerine geçti. Osmanlı'nın istimalet anlayışı birçok kişinin gönüllü olarak Müslüman olmasına (ihtida) yol açtı.
- Loncalar: Şehirlerdeki esnaf ve sanatkârların meslek örgütleridir; esnafın hemen hepsi bir loncaya üyeydi. Her iş kolunun başında ustalar tarafından seçilen bir şeyh, kethüda ve yiğitbaşı bulunurdu. Loncalar mesleğe çırak kazandırır, hammadde temin edip üyelere dağıtır, üretimin kalitesini ve miktarını denetler, meslektaşlar arasında dayanışmayı sağlardı. Meslek, çıraklık → kalfalık → ustalık aşamalarıyla öğrenilirdi; usta olmak için ayrıca bir mesleği yapabilme yetkisi olan gedik sahibi olmak gerekirdi.
- Narh: Başta ekmek, buğday ve un olmak üzere temel ihtiyaç maddelerine devletin koyduğu en yüksek ve en düşük fiyattır; halkın alım gücü korunmaya çalışılırdı.
- Vakıflar: Vakıf, kişilerin taşınır ya da taşınmaz mallarını toplum yararına ebedî olarak bağışlamasıdır; vakfedene vâkıf, vakfedilen mala mevkuf denir. Vakfedilen mallar satılamaz, devredilemez, miras bırakılamazdı. Cami, medrese, çeşme, imaret, köprü, şifahane, hamam, kervansaray gibi hizmetlerin giderlerini karşılayan vakıflar, köy ve şehirlerin kurulmasında ve gelişmesinde büyük rol oynadı.
7. Ekonomi ve Hukuk
- Ekonomi anlayışı: Osmanlı ekonomisi üç ilkeye dayanırdı: Hazine gelirlerini yüksek tutmak (fiskalizm), piyasada mal bolluğu sağlamak (iaşecilik/provizyonizm) ve mevcut dengeleri korumak (gelenekçilik).
- Vergiler: Şer'i vergiler (öşür, haraç, cizye) ve örfi vergiler (çift resmi, avarız, bac gibi). Avarız, olağanüstü durumlarda alınan vergidir.
- Hukuk: Şer'i hukuk İslam hukukuna, örfi hukuk padişahın kanunnamelerine ve geleneklere dayanır. Örfi hukuk şer'i hukuka aykırı olamazdı. Gayrimüslimler kendi aralarındaki davalar için cemaat mahkemelerine başvurabilirdi.
Şehir hayatı ve ticari mekânlar
- Mahalle: Birbirini tanıyan, birbirine kefil olan, genellikle aynı ibadet yerine giden insanların dayanışma içinde yaşadığı yerdir. Müslümanlar ve gayrimüslimler genellikle ayrı mahallelerde yaşardı; mahallenin yönetiminden imam, papaz ya da haham gibi din görevlileri sorumluydu.
- Çarşılar, pazarlar ve dinî yapılar halkın bir araya geldiği yerlerdi. Kanuni döneminde İstanbul'da açılan ilk kahvehaneler, halk arasında "mektebiirfan" diye anıldı; buralarda Hamzaname, Battalname gibi halk kitapları okunur, meddah, Karagöz ve orta oyunu gösterilirdi. Önemli olaylar vesilesiyle düzenlenen şenlikler padişahın otoritesini meşrulaştırma araçlarından biriydi.
- Müslüman ve gayrimüslimlerin kıyafetleri birbirinden ayrılır, kişilerin statüsü ve mesleği kıyafetini belirlerdi.
| Mekân | Özelliği |
|---|---|
| Kervansaray | Ticaret yolları üzerinde 30-40 km aralıklarla yapılan konaklama yerleri; konuklar din ve mezhep farkı gözetilmeden üç gün ücretsiz ağırlanırdı. |
| Han | Şehirlerde yapılan, içinde odalar bulunan ticari yapılar. |
| Bedesten | Değerli kumaş, mücevher, silah gibi kıymetli malların satıldığı kapalı çarşı. |
| Kapan | Büyük şehirlerde tahıl gibi ihtiyaç maddelerinin toptan alınıp satıldığı yer. |
| Panayır | Yılda birkaç kez kurulan, yerli ve yabancı tüccarların katıldığı büyük pazar. |
8. Eğitim, Bilim ve Sanat
- Eğitim kurumları: Sıbyan mektepleri (temel eğitim), medreseler (orta ve yüksek öğretim; Fatih'in Sahn-ı Seman ve Kanuni'nin Süleymaniye medreseleri), Enderun Mektebi (devlet adamı yetiştirme), loncalar (meslek eğitimi), tekke ve zaviyeler.
- Bilim insanları: Ali Kuşçu (matematik ve astronomi), Takiyüddin (İstanbul'da gözlemevi kurdu), Piri Reis (dünya haritası, Kitab-ı Bahriye), Katip Çelebi (Cihannüma, Keşfü'z-Zünun), Evliya Çelebi (Seyahatname), Sabuncuoğlu Şerefeddin (ilk resimli Türkçe cerrahi kitabı).
- Sanat: Mimar Sinan klasik Osmanlı mimarisinin zirvesidir: Şehzade Camii (çıraklık), Süleymaniye (kalfalık), Selimiye (ustalık). Minyatürde Matrakçı Nasuh, Nakkaş Osman ve Levni; hat sanatında Şeyh Hamdullah öne çıktı.
Kronoloji
| Tarih | Gelişme |
|---|---|
| Orhan Bey dönemi | Divan-ı Hümayun'un kurulması; tımar sisteminin başlaması |
| I. Murat dönemi | Kapıkulu Ordusu ve Yeniçeri Ocağı; Rumeli Beylerbeyliği |
| Fatih dönemi | Kanunname; kardeş katlinin kanunlaşması; Sahn-ı Seman; iltizamın başlaması |
| Kanuni dönemi | Süleymaniye; kanunnamelerin genişletilmesi |
| 1617 | Ekberiyet sisteminin başlaması (I. Ahmet'in ölümü sonrası) |
| 1695 | Malikâne sisteminin başlaması |
Kavramlar
| Kavram | Açıklama |
|---|---|
| Cülus | Padişahın tahta çıkma töreni. |
| Ekberiyet | Hanedanın en yaşlı erkek üyesinin padişah olması. |
| Devşirme | Hristiyan ailelerin çocuklarının toplanıp yetiştirilerek devlet hizmetine alınması. |
| Kapıkulu | Doğrudan padişaha bağlı, maaşlı askerler ve görevliler. |
| Tımar | Vergi geliri asker beslemek karşılığında sipahiye verilen miri arazi. |
| Miri arazi | Mülkiyeti devlete ait toprak. |
| İltizam | Vergi toplama hakkının açık artırmayla satılması. |
| Arpalık | Saray adamlarına ve ilmiye sınıfının yüksek rütbelilerine maaşlarına ek olarak verilen miri arazi. |
| Paşmaklık | Saray kadınlarına verilen miri arazi. |
| Gedik | Esnafın bir mesleği yapabilme yetkisi. |
| Narh | Temel ihtiyaç maddelerine devletin koyduğu fiyat sınırı. |
| Müsadere | Haksız kazanç elde eden devlet görevlilerinin mallarına el konulması. |
| Millet sistemi | Toplumun dinî topluluklara göre örgütlenmesi. |
| Nişancı | Fermanlara tuğra çeken, yazışmaları yürüten Divan üyesi. |
| Kadı | Kazayı yöneten, hem yargı hem belediye işlerine bakan görevli. |
| Fetva | Bir işin dine uygun olup olmadığı hakkında şeyhülislamın verdiği görüş. |
Kendinizi deneyin
1. Osmanlı'da kadıların beylerbeyine değil doğrudan merkeze bağlı olması aşağıdakilerden hangisini sağlamıştır?
Cevabı göster
Doğru cevap: A) Yargının yürütmeden bağımsız olmasını
2. Aşağıdakilerden hangisi tımar sisteminin amaçlarından biri değildir?
Cevabı göster
Doğru cevap: D) Toprağın mülkiyetini köylüye vermek
3. Osmanlı Devleti'nde fermanlara tuğra çekmek ve devletin resmî yazışmalarını yürütmek aşağıdaki Divan üyelerinden hangisinin görevidir?
Cevabı göster
Doğru cevap: C) Nişancı
4. Kapıkulu askerlerinin sayısının artması aşağıdakilerden hangisine yol açmıştır?
Cevabı göster
Doğru cevap: B) Hazinenin yükünün ağırlaşmasına
5. I. Ahmet döneminde benimsenen ekberiyet sisteminin sonuçlarından biri aşağıdakilerden hangisidir?
Cevabı göster
Doğru cevap: B) Kardeş katlinin zamanla terk edilmesi
6. Osmanlı toplumunun dil ya da soya göre değil dine göre örgütlenmesini ifade eden kavram aşağıdakilerden hangisidir?
Cevabı göster
Doğru cevap: D) Millet sistemi
7. Aşağıdakilerden hangisi Osmanlı'da egemenlik sembollerinden biri değildir?
Cevabı göster
Doğru cevap: E) Tımarlı sipahilerin sefere katılması
8. Mısır ve Bağdat gibi tımar sisteminin uygulanmadığı, vergilerden yerel giderler çıktıktan sonra kalanın hazineye gönderildiği eyaletlere ne ad verilir?
Cevabı göster
Doğru cevap: A) Salyaneli eyalet
Cevap anahtarı
1-A · 2-D · 3-C · 4-B · 5-B · 6-D · 7-E · 8-A
Kaynak notu
Bu metin, Tarih ÖABT 9. ünite notlarından YKS düzeyine sadeleştirildi; kapsamı ve bilgileri MEB'in (OGM Materyal) TYT-AYT konu özeti kitaplarıyla karşılaştırıldı; bu kitaplardan metin alınmadı, eksik bilgiler kendi cümlelerimle eklendi. Soru bilgileri (yıl, test, soru numarası ve konu), ÖSYM'nin yayımladığı 2018–2026 YKS soru kitapçıklarından derlendi: 2018–2025 soruları için bu kitapçıkları konulara göre sınıflandıran yksprogram.com.tr verilerinden yararlanıldı; 2026 soruları doğrudan resmî kitapçıklardan okundu. Soruların telif hakkı ÖSYM'ye ait olduğu için soru metinleri buraya alınmadı; yalnızca hangi konunun sorulduğu belirtildi. Çıkmış soruları çözmek için ÖSYM'nin sitesindeki (osym.gov.tr) soru kitapçıklarına bakabilirsiniz. "Kendinizi deneyin" bölümündeki sorular bu çalışma için yazıldı.